Anal Fissür ( Anal Çatlama – Anal Çatlak – Makatta Yarık )

Mayıs 17th, 2011 Anal Kanal CerrahisiDahiliyeGastrointestinal Sistem CerrahisiGenel CerrahiHalk Sağlığı 1 Comment

Anal Fissür ( Anal Çatlama – Anal Çatlak – Makatta Yarık )

Anal Fissür Nedir ?
Anal fissür, halk arasında makatta yarık (anüs kısmında yarık) anlamına gelen bir hastalıktır. Hastalar genellikle dışkılama (defekasyon) sırasında ağrı,anal kaşıntı,damlama tarzına kanama yada dışkıya bulaşma tarzında kanama görürler. Ağrı lokalizasyon olarak anüsün üst-ön kısmı veya anüs çevresinde dışkılamadan sonra karakteristik olarak kendini belli eder. Ağrı yarığın büyüklüğüyle değişmek üzere dışkılamadan sonra 15dk ile 1 saat arasında devam edebilir.

Anal Fissür Nedenleri Nelerdir ?
Kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte yol açan bazı faktörler tahmin edilmektedir bunlar:
1- Uzun süren kabuzlığa bağlı sert dışkı çıkışı (Kronik konsitipasyon)
2- Uygunsuz beslenme ( Lif bakımından fakir gıdalarla beslenme, kabızlığa yol açan besinlerle sık beslenme)
3- Geçirilmiş anal(makat) cerrahisi
4- Uygunsuz laksatif (ishal sağlayıcı ilaçların) kullanılması.
5- Crohn Hastalıgı
6- Ülseratif Kolit veya inflamatuar bağırsak hastalıkları…

Analfissür Nasıl Oluşur ?
Anal fissür genellikle hastada aşırı kabızlık sonucunda sertleşen dışkının anal kanalı (makatı) zorlamasıyla oluşan yırtıklardır(Aşırı ishal durumda bu etkiyi yaratabilir). Anal Kanaldan (Makattan) geçen dışkı bazen o kadar sert olurki anal kanalın arka kısmı dedigimiz kısmı ( %90 oranla ) yada orta hattı ( %9 oranla) yada hem ön hem arka hattı ( %1 oranla) yırtarak fissüre sebep olur. Bu çatlaklar bazen kendiliğinden iyileşerek kaybolur. Bazense derinleşerek daha ağır tablolara sebebiyet verir. Bu çatlaklar boyutları kimi zaman çok küçük olmasına rağmen hastaya çok derin bir ağrı verir, bu durumda hastanın bu ağrıyla beraber anal sfinkter kası ( anal çevreyı içerde çepeçevre saran kas) kasılı kalır gevşeyemez. İşte asıl büyük sorunlardan biri bu kasın gevşeyememesidir çünkü bu kas kasılı kaldığında anal fissürün olduğu bölge yeterince kanlanamaz. Zaten anal kısmın arka tarafı dediğimiz kısım diğer kısımlara göre kanlanma bakımında fakirdir, sfinkterinde spazmı sonucu iyice kanlanmadan fakir kalan kısım iskemiye ( kansızlığa) uğrar ve yara iyileşmesi gecikir. Anal fissür süresi açısından 2 ye ayrılır:

Akut Anal Fissür ( 4 Hafta, 28 gün ) :
Akut Anal fissür 4 hafta içerisinde yeni gelişen fissürlere verilen isimdir. Yarık 28 gün içerisinde gerileyebilir, düzelebilir ve kişi hiçbir sorun ve tedaviye gerek kalmadan hayatına devam eder. Kişi bu süre içerisinde özellikle yiycek yönünden lifli gıdaları tercih etmeli ve kabızlığa yada aşırı ishale neden olacak yiyecekleri tüketmekten şiddetle kaçınmalıdır. Eğer fissür 4 haftadan uzun sürerse o zaman hastalık kronik(devamlı) bir seyir izler.

Kronik Anal Fissür:
Kronik Anal Fissür 4 haftayı geçen fissürler için verilen isimdir. Öncelikle belirtmek gerekirki kasılı kalan sfinkter kas ( Anal çevreyı içerde çepeçevre saran kas ) gelişmeye başlar çünkü kasılı kalan bir kas vücütta hipertrofiye ( gelişmeye ) uğrar. Aynen kol kaslarınızı çok çalıştırırsanız nasıl büyürse bu kasta kasılı kaldıkça bir o kadar genişler ve güçlenir. Bu kasın gelişmesinin bize zararı şudur, dediğimiz gibi makatın arka kısmı kanlanma bakımdan fakirdir, sfinkter kas çok fazla gelişerek bu alana gelen kanı sekteye uğratır azaltır ve bölgenin iyileşmesini engeller. Bunun sonucunda fissür dışkılama esnasında gevşeyemediği için derinleşerek anal ülser halini alır. Bu döngü anal sfinkter kasılı kaldıkça sürer. Anal fissürün kronikleştiğini belirten karakteristik 3 bulgu vardır.
1- Nöbetçi eki ( Skin tag- Bekçi Web)
2- Hipertrofik Anal Papilla
3- Anal ülser

Nöbetçi eki anal kanaldan dışarıya doğru sarkan deri tarzında lezyonlardır. Çapları 1-2 cm olabilen lezyonlardır, derinin sürekli yapım ve yıkım aşaması esnasında oluşurlar, deri katlantılarıdırlar.
Fissürler değişik yerleşimli ve çok sayıda olursa Crohn hastalığı veya anal kanal tüberkülozundan şüphelenmek gerekir.

Anal Fissür Kansere Neden Olur mu ?
Bu sorunun cevabı kesinlikle hayırdır. Anal fissürle rektum yada diğer sindirim sistemi kanserleri arasında herhangi bir bağlantı bulmaz, litaratürde henüz böyle bir vaka bildirilmemiştir.

Anal Fissür Nasıl Tedavi Edilir ?
Anal fissür 2 şekilde tedavi edilir. Medikal tedavi ve Cerahi olmak üzere.
Medikal Tedavi Yöntemleri :
1- Yiyecek Ve  Alışkanlıkların Değişimi:
Anal fissürlü hastaya yaklaşımda özellikle hastayı kabızlıktan ve ishalden uzak tutmanız gerekmektedir. Çünkü bilindiği üzere aşırı kabızlık ve aşırı ishal anal fissürün başlıca nedenlerı arasındadır. Bu dengeyi tuturabilmek hekim ve hasta arasında tam bir uyumla gerçekleşebilir. Anal fissürlü hasta özellikle Lifli gıdalarla beslenmeli, sebze ve meyve ağırlıklı ürünler tüketmeli, mutlaka yürüş ve egzersiz yapmalı (çünkü oturarak yaşama tarzı kabızlığı geliştirir),bol miktarda su içmeli en az 2 lt ve daha fazla,baharatlı-acılı yemeklerden şiddetle uzak durmalı, dışkısını tutmaktan ve dışkısını ertelemekten vazgeçmelidir. Aynı zamanda aşırı miktarda kafein (çay kahve ) ve alkolünde iyileşmeyi engellediği yapılan çalışmalarla kanıtlanmıştır.
2- Sıcak Banyo Oturması:
En etkili rahatlatıcı ve tedavi edici medikal yöntemlerden biridir. Günde bir kaçdefa orta ısıdaki suya 20 dk boyunca hastanın oturması önerilir. Bu tedavinin amacı içeride kasılı durumda kalmış olan anal sfinkter kasını gevşetmek ve fissüre giden kan akımını artırarak yaranın çok daha hızlı bir biçimde iyileşmesini sağlayacak bir yöntemdir.
3- Dışkı Yumuşatıcı İlaçlar:
Hastanın dışkısının yumuşatılması için laksatif tedaviye başvurulabilir ancak dozunun iyi ayarlanması gerekir dozu iyi uygulanmayan laksatif tedavi sonucunda hasta aşırı ishal durumuyla karşılaşır buda anal fissürün daha çok artmasına neden olabilir..
4- Topikal NTG(nitrogliserin) uygulanması:
Bu tedavi yöntemi eski bir tedavi yöntemidir günümüzde değerini yan etkileri dolayısıyla kaybetmiştir. Yüzeyel olarak %0.2-0.5 nitrogliserin (nitrik oksid vericisi olarak) uygulanır. Nitrik oksid yapı itibarıyla damarları vazodilatasyona (genişletmeye) uğratarak damara gelen kan akımını artırır. Ancak dediğimiz gibi yan etkileri dolayısıyla pek tercih edilen bir yöntem değildir.
5- Botulinum Toksin İnjeksiyonu :
Bu tedavi yöntemi yeni bir tedavi yöntemidir. Botulinum toksini injeksiyonu daha az riskli bir yöntemdir. Neden olduğu kimyasal denervasyonla anal sfinkterin gevşemesini sağlamaktadır.
Kesinliği Kanıtlanamamış Medikal Yöntemler:

6- Topikal Kortikosteroid Kullanımı:
Yıllarca denenmiş ama tam iyileşme neden olduğu ispatlanamamış bir yöntemdir. 15 gün boyunca merhem şeklinde deriye sürülerek kullanılır. Dikkat edilmesi gerek husus kortikosteroidlerin kullanımı çok dikkatli yapılmalıdır günlük belirtilen dozlara uyulmalı ve 15 gün sonunda yarar sağlansa bile devam edilmemelidir çünkü kortikosteroitlerin topikal( sürme yoluyla kullanımı ) epidermisi (deriyi) inceltir ve varolan fissürün boyutlarını artırıcı etki yapabilir.
7- Analjezik Yöntem :
Ağız ve topikal yolla analjezik ( ağrı kesici ) verilir. Bu süre içerisinde hastanın ağrı gibi semptomlarda gerilemesi olur ve sfinkter kasının bu yolla gevşemesi beklenir. Hasta dışkılama sırasında daha az ağrı duyar ve sfinkter kasta bu süre içinde gevşeme olmazsa tedaviye son verilir. Bu tedavinin sahtekarlığa açık bir tedavi yöntemi olduğuda söylenebilir eğer hekim bu tedaviyi uzatırsa hasta anal fissürünün geçtiğini zanneder fakat ağrı kesiciler bırakıldığı anda ağrı tekrar ortaya çıkar ve durum tekrarlar bu yüzden hekimin tedaviye ara verip durumu değerlendirmesi gerekmektedir…

Medikal Tedavinin Avantajları ve Dezavantajları:
Medikal tedavi Akut anal fissür hastalarında sıkı bir tedaviyle yaklaşık %76 lık bir başarı şansını beraberinde getirir. Ancak Kronik anal fissürlü hastalarda bu oranlar %40 lara kadar düşmektedir. Medikal tedavide nüks (tekrarlama) %20-30 civarındadır. Bu özelliğiyle hasta medikal tedaviyle iyileşse bile yukarıda yazdığımız yiyecek ve davranış değişikliğine dikkat etmelidir. Medikal tedavi cerrahi tedaviden önce muhakkat denenmelidir. Hasta medikal tedavide cerrahi tedavinin komplikasyonlarından korunmuş olur. Ancak Uzun süren anal fissürlerde ve sık nüks eden anal fissürlerde kesin iyileşme cerrahi tedaviyle olmaktadır.

Cerrahi Tedavi:
Kronik fissürlerin tedavisinde Sfinkterotomi yapılmaktadır yani kasın bir bölümü kesilerek dışarı alınır. Bu şekilde spazm ortadan kalkar ve bölge iyileşmeye bırakılır.

Cerrahi Tedavi Avantajları ve Dezavantajları:
İyi bir cerrahi ekip varsa bu yol çok güvenilir bir yoldur, çünkü %95 Hastalık bir daha nükse etmez. Cerrahi tekniklere uygun bir ameliyatta hasta kısa sürede aktif hayatına döner (4-7 gün). Tabiki her ameliyatta olduğu gibi cerrahi tekniktede komplikasyonlar mevcuttur hastaların %1 inde dışkı tutama gibi komplikasyonlar oluşabilir. Ama iyi bir cerrahi ekiple fissürden tamamiyle kurtulmak mümkündür. Dezavantaj olarak anal bölge bütünlüğünün bozulması yada cerrahi tekniklere uyulmaması koşulunda fistül oluşumu gibi komplikasyonlarda ortaya çıkabilir.

Yazarın önerisi :
Cerrahi tedaviden önce mutlaka medikal tedaviler denemeli en son yol olarak cerrahi yol tercih edilmelidir. Ameliyattan sonra mutlaka yeme içme düzeni ve düzenli spor ( yürüyüş gibi ) gibi alışkanlıklar edinilmeli, kahve ve alkolün aşırı derece alımından kaçınılmalıdır. Medikal tedaviden sonra nüks oranı yüksek olduğu için bu tip yararlı davranışların kişi tarafından mutlaka uygulanması gerekir. Kişisel hijyen kurallarına mutlaka uyulmalı ve yeni oluşan anal fissürlerde sıcak oturma banyosu mutlaka denenmelidir, kişisel yorumum bu yöntemin kişiler üzerinde semptomları geriletici ve rahatlatıcı bir etki yaratmasıdır.

Dr.Ahmet Bahadır UÇAR
2010 Tüm Hakkı Sakldır. Yazarın izni olmaksızın hiç bir dergi,site ve makalede yayımlanamaz…

Telif Hakları Genel Müdürlüğü, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Aksi Takdirde Yasal işleme başvurulacaktır. Bütün eserler Tibbiyardim.com Sağlık Personelleri ve Profesyonelleri tarafından yazılmaktadır.


facebook-paylas

Etiketler

Yazar bahadir

» 333 yazısı bulunmaktadır.

1 Yorum

  1. ali diyor ki:

    sayın hocam özel muayenelerde uygulanan botox ve lazerle yapılan mudahalelerde basarı oranı ne? Devlet hast de bu teknikleri uyguluyor mu ? Özel merkezlerde bu işlem için istenen ücret konusunda bilgi alabilir miyiz?pahallı mıdır






Ana Sayfa

Anasayfa Anasayfa için tıklayınız !

ARA Tibbiyardim.com

Reklamlar