Böbrekler Nedir? Yapısı Nasıldır?

Ekim 11th, 2012 DiğerGenel Cerrahi 0 Comments
Böbrekler Nedir? Yapısı Nasıldır?

Böbrekler Nedir? Yapısı Nasıldır?

Böbrekler vücudumuzda 12. göğüs ve 3. bel omurları arasında, omurların her iki yanında yer almaktadır. Arkasında kalın sırt kasları üstte yanda 11 ve 12. kaburgalar önde ve yanda karın duvarı kasları ile çevrildiğinden böbrekler vücudun en iyi korunan organıdır.

Ortalama ağırlığı kadında 135 gr. Erkekte 150 gr. Uzunluğu 10-12 cm genişliği 5-7,5 ve 2-3 cm kalınlığındadır.

Böbrekler vücudumuzun çift organlarındandır. Sağ ve sol böbreğin komşu organları farklılık gösterir.

Sağ böbrek, üstte böbrek üstü bezi (glandula suprarenalis), önde karaciğer, duedenum ve vena cava inferior, altta ise kolon ile komşuluk etmektedir. Sağ üst kısmında karaciğer bulunduğundan sağ böbrek soldakine oranlar 1-2  cm aşağıdadır.

Sol böbrek; üstte glandula suprarenalis, üst dışta dalak, hillum çevresinde pankreas kuyruğu, ön üstte mide, altta ince bağırsak (jujenum) ve kalın bağırsak (colon) ile komşudur.

BÖBREKLERİN YAPISI

Böbrekler fibröz bir kapsülle sarılıdır. Altında yağ dokusu ve renal fasya olmak üzere 3 tabakadan oluşan bu kılıf böbreklerin bulunduğu yerde tutulmasına yardımcı olmaktadır. Böbrek kesti incelendiğinde dışta cortex renalis onun altında medulla renalis bulunmaktadır. Medulla renalisin ota iç kısmında böbrek şekline benzeyen boşluğa sinus renalis adı verilir.

Cortex Renalis: Fibröz kapsülün altında yer almaktadır. Kaynağını nefrojen dokudan alan cortex renalis idrarı süzen yapılar içermektedir. Cortex renalisin 2 bölümü vardır. Birinci bölüm 6 mm. kalınlığındadır ve böbreği sarar, aynı zamanda pyramides renalislerin tabanında bulunur. İkinci bölüm ise pyramidies renalislerin arasında sütun gibi ulaşarak renal kolonları oluşturur.

Medulla Renalis: Medulla renalis, yaklaşık 8-10 adet çizgili görünümlü piramitten oluşur. Piramitlerin tabanı kortexe bakar tepe kısımları ise sinus renalise uzanır ve papilla renalis adını alır.

Papillalarda yaklaşık 10-25 adet idrarın pelvise boşalmasını sağlayan kanallar bulunur. Bunlar calix renalis adı verilen oluşumlara açılır.

Sinus Renalis: Böbreğin iç orta kısmında ki boşluğa sinus renalis denir. 1-3 papilla renalis bir arada calix renalis minörleri yapar, 2-3 calix renalis birleşerek pelvis renalisi oluşturur. Calixlerin duvarında ki kas lifleri idrarın aşağı itilmesinde rol oynar. Pelvis renalis daralarak böbrekten çıkarken üreterleri oluşturur.

Böbreklere giren oluşumlar ile çıkan oluşumların bulunduğu böbreklerin orta kısmında yer alan ve hilum renalis adı verilen bir yarık bulunmaktadır.

Nefron: Böbrekteki idrar oluşumunu sağlayan en küçük fonksiyonel birimdir. Nefron, böbrek cisimciği ve tübülüs renalisten oluşur. Her bir böbrekte bir milyondan fazla nefron bulunur. Böbreklerde yeni nefron oluşumu gerçekleşmediğinden yaşla orantılı olarak bu sayı azalmaktadır.

BÖBREKLERİN GÖREVİ

Böbrekler sıvı atımını gerçekleştirerek vücutta ki plazma ozmolaritesinin normal sınırlar içinde kalmasını sağlar.

Plazma hidrojen iyon konsantrasyonunu normal sınırlarda kalmasını sağlar. Asit baz dengesi sabit kaldığından omeostasis sağlanmış olur.

Vücutta fonksiyonel olarak bulunan her bir elektrolitin normal sınırlarda kalmasını sağlar.

Protein metabolizmasının atık son ürünleri olan üre, ürik asit ve kreatin atılmasını sağlar.

Renin enzimi yapar. Renin enzimi su elektrolik kaybında böbrekten salgılanarak atık maddelerin atılmasını, su ve tuzun tutulmasını sağlamaktadır. Renin enzimi kan basıncında ki değişikliklere duyarlıdır.

Renin enzimi, karaciğerde yapılan glikoprotein özellikte ki anjiotensinojeni anjiotensin I e dönüştürür. Anjiotensin I pulmoner kapillerde ki enzim etkisiyle anjiotensim II ye dönüşür.

Anjiotensin II periferik damarlarda daralmaya yol açar böylece aldesteron salınımı uyarılarak su ve tuzun vücuttan geri emilimine neden olur. Bu etkiyle kan basıncı yükselerek dokularda ki dolaşım düzenlenmiş olur.Eritrosit yapımını uyaran eritropoetini yapar.

Pankreasta yapılan insülinin yaklaşık olarak %20’si renal tübüler hücrelerinde parçalanmaktadır. D vitamininin aktif hale gelmesini metabolize eder.Adrenal medulla prostaglandin hormonu yapar. Yağ asidinden yapılan bu hormon vazodilatatör etkiye sahiptir.Vücuda zararlı toksin, ilaç vb. kimyasal maddeleri vücuttan atar.


facebook-paylas

Etiketler

Yazar TürkEagle

» 96 yazısı bulunmaktadır.

Yorum Yok





Tibbiyardim.com Site İçi Arama:

Ana Sayfa

Anasayfa Anasayfa için tıklayınız !

Reklam