Çocuklarda Parasetamol Ateş Düşürücü ( Anti-piretik ) Gerçekten Etkilimi?

Haziran 5th, 2011 Çocuk HastalıklarıDiğerEnfeksiyon HastalıklarıFarmakoloji 0 Comments
Çocuklarda Parasetamol Ateş Düşürücü ( Anti-piretik ) Gerçekten Etkilimi?

Çocuklarda Parasetamol Ateş Düşürücü ( Anti-piretik ) Gerçekten Etkilimi?

 

PARASETAMOL

 

Arkaplan:

Parasetamol (asetaminofen) çocuklarda ateş tedavisinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Parasetamol etkili ve iyi tolere edilebilen bir ilaç olarak bilinir(McIntyre 1996). Fakat bazı uzmanlar parasetamolün infeksiyon süresini uzatabileceğini tartışmaktadırlar(Brandts 1997). Bazı epidemiyolojik araştırmalar son zamanlarda artan parasetamol zehirlenmelerinin ateş tedavisinde parasetamolün yaygın olarak kullanılmasına bağlamaktadır(Meredith 1981). Parasetamolün aynı anda başka ilaçlarla birlikte verilmesi karaciğer hasarı riskini artırmaktadır(AAP 2001).

Parasetamolün güvenilirliğinden endişe etmek için açık nedenler vardır ve çocukluk çağında ateşin tedavisinde yararlılığı konusunda kesinlik yoktur.

 

Hedefler:

Çocuklarda ateş tedavisinde parasetamolün ateş düşürme zamanı, febril konvülziyonları ve semptomları engelleme başarısını belirlemek.

 

Yöntem:

Randomize ve randomize benzeri 12 çalışmada infeksiyöz kaynaklı ateşi olduğu düşünülen 1509 çocukta parasetamolün (1) plasebo veya tedavisiz izlemle (2) fiziksel yöntemlerle karşılaştırılması.

Birincil sonuçlar:

1.Tedavinin başlangıcından vücut sıcaklığının normale (<37.5 ºC)  dönüş süresi

2.Tedavi sonrası febril konvülziyonu olan çocuklar

İkincil Sonuçlar:

1.Tedavi sonrası 30. dakika ve 6. saat arası vücut sıcaklığı düşme oranı

2.Tedavi başlangıcından sonraki ateşsiz geçen 1., 2. ve 6. saatlerin uyumu

3.Tedavi başlangıcından sonraki 6. saatte semptomların gerilemesi

4.Yan etkiler

5.Tedavi yönetiminden memnun olmayan sağlık mensubu sayısı

 

Sonuçlar:

Parasetamolün plaseboyla karşılaştırılması:

Vücut sıcaklığının normale dönüş süresi:

Sadece Kramer 1991 çalışması bu sonucu içermektedir. 225 çocukta 2-6 günlük gözlem sonucunda bu süre parasetamol grubunda 34.7 (n=123) plasebo grubunda 36.1 (n=102) saat olarak bulunmuştur.

Febril konvülziyonlar:

Kramer 1991 çalışmasında her iki grupta da febril konvülziyon gözlenmemiştir. Diğer çalışmalarda febril konvülziyonlara özel olarak değinilmemiştir.

 

2. saatte vücut sıcaklığının normale dönme oranı:

Steele 1970 çalışmasında parasetamol grubunun tedavinin 2. saatinde normal vücut sıcaklığına dönme oranının plaseboya göre daha fazla olduğu ortaya konmuştur. (17/25 parasetamol grubu; 0/15 plasebo grubu.)

 

Semptomların gerilemesi:

Doran 1989, Kramer 1991 çalışmaları bu konu hakkında parasetamol ve plasebo grupları arasında anlamlı farklar olmadığını göstermektedir.

 

Yan etkiler:

Brever 1968, Steele 1970, Walson 1989 çalışmalarının birleştirilmiş verilerinde 254 katılımcıda parasetamol grubunda (9/130) plasebo grubunda (4/124) oranlarında yan etkiler görülmüştür. Yan etkiler her iki grupta da yorgunluk ve hafif gastrointestinal bulgular olarak rapor edilmiştir.

 

Parasetamolün fiziksel yöntemlerle karşılaştırılması:

Vücut sıcaklığının normale dönüş süresi:

Brandts 1997 çalışması parasetamol ve fiziksel yöntemler arasında vücut sıcaklığının normale dönüş süresi arasında anlamlı farklar olmadığını ortaya koymuştur(n=50). Fakat bu bilgi yeniden analiz yapılarak doğrulanmamıştır.

Febril konvülziyonlar:

Agbolosu 1997 çalışmasında ılık su tatbikatı yönteminde 1/40 oranında febril konvülziyon görülürken parasetamol grubunda 40 vakada konvülziyon görülmemiştir. Ancak bu veri istatistiksel olarak anlamlı değildir. Diğer çalışmalar bu sonuca özel olarak değinmemiştir.

1. ve 2. saatte vücut sıcaklığının normale dönme oranı:

Steele 1970, Agbolosu 1997 çalışmalarında bu sonuca değinilmiştir. 1. saatte her iki grup arasında anlamlı bir fark yokken 2. saatte Agbolosu 1997 çalışması anlamlı fark gösterirken Steele 1970 çalışmasında 2. saatte de anlamlı fark olmadığı söylenmiştir. İki çalışmanın birleştirilmiş verileri ise bu konu hakkında daha fazla belirsizliğe yol açmaktadır.

Yan etkiler:

Steele 1970, Agbolosu 1997 çalışmalarının birleştirilmiş verilerinde yan etkilerin meydana gelme oranı parasetamol grubununda (2/65) süngerleme (6/55) olarak bulunmuştur ancak bu rakamlar istatistiksel olarak anlamlı değildir. Diğer çalışmalarda bu konuya tam olarak değinilmemiştir. Yan etkiler her iki grupta titreme, rahatsızlık olarak rapor edilmiştir. Ayrıca süngerleme grubunda bir çocukta konvülziyon görülmüştür.

 

Yazarın notu:

Bu sistematik çalışma çocuklarda ateş düşürmede parasetamolün etkinliğiyle ilgili zayıf ve tutarsız bilgiler sunmuştur. Bu parasetamol etkisiz demek değildir, fakat plasebo ve fiziksel yöntemlere karşı yapılan çalışmalarda parasetamolün terapötik etkisi olduğu hakkında yeterli kanıt bulunamamıştır.

 

Dr. Ahmet Bahadır UÇAR

2011 Tüm Hakları Saklıdır. Yazı yazarın izni olmadan hiç bir makalede,dergide sitede yayımlanamaz…

 

 


facebook-paylas

Etiketler

Yazar bahadir

» 353 yazısı bulunmaktadır.

Yorum Yok





Tibbiyardim.com Site İçi Arama:

Ana Sayfa

Anasayfa Anasayfa için tıklayınız !

Reklam